Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer, dünyanın en büyük fuarı olarak nitelenen 139’uncu Kanton Fuarı’nın ikinci fazı olan Yeşil Yapı Malzemeleri ve Akıllı Ev Sektörü Yüksek Kaliteli Küreselleşme Değişim Etkinliği’nde konuşma yaptı. Beşer, Türkiye ve Çin arasındaki ticaret hacmi ve potansiyeli ayrıntılarıyla anlattı
Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer, Çin’de 3 ayrı fazda düzenlenen Kanton Fuarı’nın ilk fazı olan Wuxi Elektrikli Araç Küreselleşme İş Birliği Tanıtım ve Eşleştirme Toplantısı’na katılmış ve burada bir konuşma yapmıştı. Genel Başkan Beşer, dünyanın en büyük fuarı olarak nitelenen 139’uncu Kanton Fuarı’nın ikinci fazı olan Çin Mineraller ve Kimyasallar İthalat ve İhracat Ticaret Odası (CCCMC) ile Çin Dış Ticaret Merkezi tarafından ortaklaşa düzenlenen Yeşil Yapı Malzemeleri ve Akıllı Ev Sektörü Yüksek Kaliteli Küreselleşme Değişim Etkinliği’nde de konuşma yaptı.
“ÇİNLİ FİRMALAR İÇİN GÜVENİLİR ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ”
Çin Mineraller ve Kimyasallar İthalat ve İhracat Ticaret Odası Başkanı Jiang Hui ve Kolombiya İnşaat Odası Başkanı Guillermo Herrera’nın ardından kürsüye gelen Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer, ilk konuşmasında olduğu gibi bu konuşmasında da etkinliğin Çinli ev sahiplerini Çin’e özgü hareketle selamladı. Genel Başkan Beşer, “Hızla dönüşen küresel ekonomik düzende, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninde şekillenen yeni bir iş birliği anlayışını konuşacağımız buluşmanın ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin gelişimine büyük katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Türkiye Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği olarak iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel faaliyetlerde aktif bir rol oynuyoruz. Resmi kurumlar, büyükelçilikler ve iş dünyası ile kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde, Türkiye ile Çin arasında güvene dayalı, sürdürülebilir ve geniş ölçekli bir iş ağı oluşturuyoruz. İki ülke arasındaki ticari süreçlerin sağlıklı, hızlı ve güvenli şekilde ilerlemesini sağlamaktayız. Pazar erişimi, mevzuat uyumu, yerel iş ortaklıklarının oluşturulması ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi gibi kritik konularda üyelerimize ve iş birliği yaptığımız Çinli firmalara doğrudan destek sağlıyoruz. Bu yönümüzle Türkiye pazarına girmek isteyen Çinli firmalar için güvenilir bir rehber ve güçlü bir çözüm ortağıyız” dedi.
“STRATEJİK İŞ BİRLİKLERİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Genel Başkan Beşer, açıklamasına şöyle devam etti:
“İklim değişikliği, enerji güvenliği, kaynak verimliliği ve dijitalleşme gibi başlıklar; bugün ülkelerin rekabet gücünü belirleyen temel dinamikler arasında yer almakta. Karbon nötr hedefleri doğrultusunda üretim modelleri köklü bir değişim geçirirken, dijital teknolojiler de iş yapma biçimlerini baştan sona dönüştürüyor. Yapay zekâdan nesnelerin internetine, büyük veriden akıllı altyapılara uzanan geniş teknoloji ekosistemi; sanayiden şehir planlamasına kadar pek çok alanda yeni bir anlayışı beraberinde getiriyor. Artık kalkınma; daha fazla üretimle değil, daha akılcı, daha verimli ve çevresel etkileri gözeten üretim yaklaşımlarıyla tanımlanıyor. Bu çerçevede ülkeler arasındaki iş birlikleri de hacim odaklı bir ticaret anlayışının ötesine geçerek; bilgi birikiminin paylaşılmasına, teknolojinin birlikte geliştirilmesine ve entegre değer zincirlerinin kurulmasına yöneliyor. Tam da bu noktada, yeşil dönüşüm küresel ekonominin en belirleyici başlıklarından biri haline durumda. Kaynakların daha etkin kullanılması, karbon salımının azaltılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması; tüm sektörlerde yeni bir standart haline geliyor. Bu dönüşümün en somut ve en etkili yansımalarından biri ise inşaat ve yapı malzemeleri alanında karşımıza çıkıyor. Çünkü şehirlerin nasıl inşa edildiği; enerjinin nasıl tüketileceğini, çevresel etkinin nasıl şekilleneceğini ve yaşam kalitesinin hangi düzeyde olacağını doğrudan belirliyor. İşte bu yeni küresel tabloda, ülkeler arasında kurulacak stratejik iş birlikleri büyük bir önem taşıyor.”
“TÜRKİYE, PROJELERİN ŞEKİLLENDİĞİ BİR MERKEZ
Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer, Türkiye ile Çin arasında iş birliklerinin geliştirilebileceğini belirterek “Üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve pazar erişimi gibi alanlarda birbirini tamamlayan ülkelerin birlikte hareket etmesi; daha güçlü ve sürdürülebilir bir değer zincirinin oluşmasına imkân tanıyor. Bu çerçevede, Türkiye ile Çin arasında geliştirilecek iş birliklerinin; yeşil yapı malzemeleri ve akıllı şehir teknolojileri alanında önemli fırsatlar barındırdığına inanıyoruz. Çin’in ileri üretim gücü ve teknoloji odaklı yaklaşımı ile Türkiye’nin proje geliştirme tecrübesi ve bölgesel bağlantıları birleştiğinde; Avrasya merkezli güçlü bir sanayi ve tedarik ekosisteminin inşa edilmesi mümkün hale geliyor. Türk müteahhitlik firmalarının farklı coğrafyalarda yürüttüğü büyük ölçekli projeler, ülkemizin küresel ölçekte güçlü bir uygulama ve proje geliştirme merkezi haline gelmesinde önemli dönüm noktalarındandır. Tabii bu birikim, Türkiye’yi sadece bir pazar olmaktan çıkararak, aynı zamanda uluslararası projelerin şekillendiği bir merkez konumuna da taşımakta. Son yıllarda hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, deprem dayanıklılığına yönelik yeni standartlar ve sürdürülebilir şehircilik anlayışı; çevre dostu yapı malzemelerine ve enerji verimli sistemlere olan talebi belirgin biçimde artırıyor. Bu tablo, Çinli firmalar açısından da son derece stratejik bir fırsat alanı sunmakta. Türkiye’de kurulacak üretim ve teknoloji merkezleri, Çinli firmaların bölgesel pazarlara daha hızlı ve etkin erişimini sağlayacak; aynı zamanda yerel ihtiyaçlara uygun çözümlerin geliştirilmesini kolaylaştıracaktır” diye konuştu.
“AVRASYA’NIN TEMELİNDE YENİ BİR BÜYÜME HİKAYESİ”
Genel Başkan Beşer, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye’nin coğrafi konumu, bu iş birliklerini daha da anlamlı hale getiriyor. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alan ülkemiz; gelişmiş lojistik altyapısı, limanları, demiryolu ağları ve kara yolu bağlantıları sayesinde Türkiye, bölgesel ticaretin önemli merkezlerinden biri durumundadır. Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği, serbest ticaret anlaşmaları ve güçlü sanayi altyapısı; Türkiye’yi üretim ve dağıtım açısından stratejik bir üs konumuna taşımakta. Bu yapı, özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa pazarlarına yönelik faaliyetlerde önemli avantajlar sağlıyor. Türkiye’de konumlanacak bir üretim ve tedarik merkezi; lojistik süreçleri hızlandırırken maliyetleri optimize edecek, pazara giriş süreçlerini kolaylaştıracak ve yerel regülasyonlara uyumu güçlendirecektir. Aynı zamanda, farklı coğrafyalardaki projelere daha hızlı çözüm üretme kabiliyeti kazandıracaktır. Günümüzde ekonomik rekabet; tek başına üretim kapasitesiyle değil, değer zincirlerinin ne kadar etkin kurulduğu ile ölçülmektedir. Bu çerçevede, Türkiye ile Çin arasında yeşil yapı malzemeleri ve akıllı teknolojiler alanında kurulacak entegre bir sanayi ekosisteminin; Avrasya’nın merkezinde yeni bir büyüme hikâyesinin temelini oluşturabileceğine inanıyoruz. Bu ortaklık modeli; kaynakların daha verimli kullanılmasını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojilerin daha geniş coğrafyalara yayılmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda, sürdürülebilir şehirlerin inşasına katkı sunarak, ekonomik kalkınma ile çevresel sorumluluğu dengeli bir şekilde bir araya getirecektir. Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği olarak bizler; karşılıklı güvene dayalı, uzun vadeli ve dengeli iş birliklerinin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. İnanıyoruz ki; birlikte üretme ve birlikte büyüme anlayışı, her iki ülke için de kalıcı değerler oluşturacaktır. Bugün atılacak adımlar; yarının şehirlerini, yarının ticaret ağlarını ve yarının ekonomik mimarisini şekillendirecektir. Bu vesileyle, Türkiye ile Çin arasında yeşil dönüşüm odaklı güçlü iş birliklerinin artarak devam etmesini temenni ediyorum. Nazik davetleriniz adına teşekkürlerimi sunuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.”
İlk Yorumu Sen Yap